Bundan önce üç bölümü yayınlanan bu yazı serisinin bir önceki bölümünün son paragrafında, FERPA’nın başta emekli ve yaşlılar olmak üzere, toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren bu önemli bildirgesini değerlendirmeye devam edeceğimi belirtmiştim.
Ferpa'nın yaşlıların hakları üzerine savaşılması gerektiğini belirttiği dört cepheden gelir ve sağlığa önceki yazılarımda değindim. Bildirgenin dikkat çektiği yaşlıların bir diğer hakkı barınma hakkıdır. FERPA bu hakkın sağlanmasında en önemli hususun, Avrupa'daki yaşlıların %80'inden fazlasının evde yaşlanmak istemeleri olduğunu belirtiyor. Bunun için yapılması gerekenleri sıralayan emekli ve yaşlılar federasyonu, yaşlıların bu isteğinin konut tasarımı ve gelişimi üzerinde büyük etkisi olduğunu belirtiyor ve maalesef bugün, barınma sorununun ev desteğinin temel bir dayanağı olarak görülmemesinden dolayı, yaşlıların günlük yaşamına idame etmelerine uygun olmayan konutların, buna uygun düzenlenmesi gerekiyor. Zira konutların, yaşlıların günlük yaşamların kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi, yani onlara ev desteğinin sağlanması büyük inşaat işlerinin yapılmasını gerektirmiyor. Burada çok maliyetli olmayacak şekilde, evlerin kullanım alanlarının başında gelen banyonun, mutfağın, merdivenler ile yatak odasının yaşlıları rahat ettirecek şeklide düzenlenmesi yeterlidir. Ancak milyonlarca eski evin olduğu Avrupa’da evlerden her yıl sadece %1’den biraz fazlası yenilenmektedir. Yapılması gereken, zorluğu bilinen yeni konut inşa etmekten ziyade, evde bakım için ayrılan bütçeye ek olarak evlerde yapılacak değişikliklerde kullanılacak ek bütçe ayrılmasıdır. Böylece mevcut konutları yaşlıların yaşamlarını kolaylaştıracak şekilde dizayn etmek mümkün olacaktır. Ne yazık ki, yaşlıların yaşamlarını kolaylaştıracak uygun fiyatlı ve düzgün konut, Avrupa Birliği'nin emekli vatandaşları için sorun olmaya devam ediyor ve bu sorun gün geçtikçe büyüyor. Bu konutların maliyetinin yüksekliği, insanların günlük yaşamını baskı altına alıyor. Bunun en önemli nedeninin, konut politikasının dünün ihtiyaçlarına göre tasarlanmış olması ve bu politikanın bırakın yarının ihtiyaçlarını, bugünün ihtiyaçlarına bile cevap vermemesi olduğu belirtiliyor. Öyle ki, bireylerin özerkliklerine, hareketliliklerine ve gelişimlerine tam olarak uygun olması gereken konutlar, yaşlıların yaşamlarını kolaylaştıracak şekilde düzenlememiş olduğundan endişe kaynağı olmanın yanı sıra, yaşlıların kısıtlı hareket etmelerine ve onların yaşamlarını kolaylaştırmanın önünde engel olarak durmaya devam ediyor.
Avrupa Sosyal Haklar Sütunu 19. İlke Evsizler İçin Konut ve Yardım
a. İhtiyacı olanlar için sosyal konut veya nitelikli konut yardımı sağlanacaktır.
b. Korunmasız insanlar zorla tahliyeye karşı uygun yardım ve korunma hakkına sahiptir.
c. Sosyal bütünleşmeyi arttırmak için evsizlere yeterli barınak ve hizmetler sağlanacaktır.
Bu sebeplerle FERPA:
• Hem yerel hem de Avrupa düzeyinde ihtiyacı olan tüm emeklilere uygun fiyatlı konut sağlanması amacıyla evrensel eylem planı çerçevesinde de yeniden yatırımı teşvik edecek bir AB politikası uygulanması,
• Yaş ayrımı yapılmaksızın sosyal konutlara erişimin sağlanması,
• Özel olarak yaşlılar veya engelliler için tasarlanmış, kaliteli, uygun kurum ve konutların inşasında yapılacak harcamalar için düzenleme yapılması,
• Tüm Avrupa Birliği Üye Devletlerine sağlanacak olan bu hibeler için uygun maliyetli işlemlerin ile gereksinim ve özelliklerin belirlenmesi,
• Erkek ve kadınların emekli maaşlarındaki eşitsizlik, konutlara erişimde de eşitsizliğe yol açtığından birçok kadın için sorun olan, istenilen koşullar altında konutta kalma veya yeni konutlara erişim güvencesi verilmesi,
• Yaşlıları dikkate alan arazi kullanım planlaması ve bir konut politikası uygulanması,
• Sağlık bakımı, ev yardımları, sosyal yardım vb. vasıtasıyla evde yaşamanın yaşlılar için etkili bir şekilde kolaylaştırılması çağrılarında bulunmaktadır.
Ferpa'nın yaşlıların hakları üzerine savaşılması gerektiğini belirttiği dört cepheden sonuncusu, enerji ve temel hizmetlere erişim hakkıdır.
Bugün Avrupa genelinde bir enerji yoksulluğu yaşandığının vurgulandığı bildirgede, enerjiye erişim hakkı için devletlerin acil tedbir almaları önerilmektedir. Zira enerji yoksulluğu ve erişim zorluğu, milyonlarca insanı, özellikle de yaşlıları olumsuz etkilemektedir. Bazı ülkelerde enerji yoksulluğunu azaltmak veya tamamen ortadan kaldırmak için gerekli önlemlerin alınmadığının vurgulandığı bildirgede, özellikle mali yetersizliklerden dolayı milyonlarca hanenin faturalarını ödeyemediği ve enerjiden yararlanamadığı durumlarda bazı ülkelerin aldığı önlemler yeterli değildir. Bunun temel nedeninin siyasetin üzerine düşeni yapmaması ve soruna çözüm bulmaması olduğunun vurgulandığı bildirgede, ilgili eylem programlarının uygulamaya konmaması bu sorundan etkilenen insanlar için durumu daha da kötüleştirmekte ve sonuç olarak en savunmasız olanları tamamen korumasız bırakmaktadır denmekte ve enerji yoksulluğuna yol açan faktörlerin temel nedeninin iklimle ilgili olmaktan ziyade sosyo-ekonomik olduğu vurgulanmaktadır.
Bu sebeplerle FERPA:
• Hanelerin ve özellikle yaşlıların, örneğin vergi teşvikleri sağlanarak, bireysel veya toplu olarak temel ihtiyaçlarını karşılama hakkına sahip olmaları,
• Enerji yoksulluğuna bağlı hastalıkların tespit edilmesi ve belirlenmesi için programlar oluşturulması,
• Enerji arzı için yasal sosyal düzenlemeler yapılması,
• Enerjinin temel bir hizmet ve dolayısıyla bir hak olduğu göz önünde bulundurularak, ödemeleri mümkün kılmak adına gelire dayalı olarak maksimum enerji maliyeti belirlenmesi,
• Yeterli kaynağa sahip olmayan yaşlılar için daha düşük fiyatlar sunulması,
• Yaşlı ve çocuk bireyler içeren ailelerin dikkate alınması,
• Ve enerji temini için minimum yardım güvencesi verilmesi çağrılarında bulunmaktadır.
Avrupa Sosyal Haklar Sütunu 20. İlke, Temel Hizmetlere Erişim Hakkı:
Herkes, su, sağlık, enerji, ulaşım, finansal hizmetler ve dijital iletişim dâhil olmak üzere kaliteli hizmetlere erişme hakkına sahiptir. Bu tür hizmetlere erişim ihtiyacı olanlara destek sağlanacaktır.
Bildirgede sonuç olarak, Avrupa Emekliler ve Yaşlılar Federasyonu'nun (FERPA), kurulduğu 1993 yılından bu yana, Avrupa'da milyonlarca emekli ve yaşlının sesi olduğu, taleplerini dile getirdiği ve bu taleplerin yerine getirilmesine yardımcı olduğu vurgulanmaktadır.
Bildirgede FERPA’nın, hem ulusal düzeyde – 21 Avrupa Birliği ülkesinde yaklaşık 40 ulusal sendika kuruluşu aracılığıyla – hem de Avrupa düzeyinde Avrupa Birliği'nin inşasında ve emeklilerin ihtiyaçlarının karşılanmasındaki rolü sayesinde sivil toplumun kilit bir oyuncusu olduğunun altı çizilmektedir. Federasyonun, emeklilerin ve yaşlıların toplumdaki rolünün tanınması için kampanyalar yürüttüğü vurgulanırken, emekli ve yaşlı bireylerin yalnızca yardıma muhtaç kişiler olarak görülmemesi gerektiğine inandığı belirtilmektedir.
Emekli ve yaşlılar ikinci sınıf vatandaş değil, aksine özellikle hayatları boyunca edindikleri beceri ve deneyimleri toplumla paylaşarak kamusal hayatta kendi rollerine sahip olan tam donanımlı vatandaşlar olduğunun vurgulandığı bildirgenin, hem mücadeleye yön vermede hem de yaşlıların sahip oldukları hakların savunulmasında önemli bir işlevi olacağı kesindir.
Evet, Türkiye’den DİSK/EMEKLİ-SEN’inde üye olduğu Avrupa Emekli ve Yaşlı Sendikaları Federasyonu (FERPA), çalışanların sendikalarının bağlı oldukları ulusal konfederasyonlar düzeyinde üye oldukları, Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) bünyesinde çalışanların sendikaları ile emeğin mücadelesinde ortaklaşmaktadır. Türkiye açısından emeklilerin durumuna baktığımızda, yapılan araştırmalar Türkiye’de yaşam memnuniyeti açısından emeklilerin çok sıkıntılı olduklarını göstermektedir. FERPA’nın da bildirgede altını çizdiği gibi, emeklilik dinamik bir dönüşüm olsa da, Türkiye’de bu yönelişi teşvik edecek ve emekli olan kişilerin bilgi birikim ve deneyimlerini aktaracakları veya yoğun çalışma döneminde sergileme fırsatı yakalayamadıkları yeteneklerini sergileyebilecekleri alanlara yöneltecek tedbirler alınmamıştır. Halbuki yapılan araştırmalar, emeklilerin yetenekleri ile hobilerini bir araya getirip üretici olabildiklerinde, yaşam kalitelerinin yükseldiğini kanıtlamaktadır.
4 bölümlük yazı serisi şeklinde işlediğim FERPA bildirgesinde de vurgulandığı gibi, emeklilerin veya genel olarak yaşlıların yaşam kalitelerinin yüksekliği, psikolojik ve fiziksel iyilik hallerine bağlıdır. Bunu sağlayacak olan iki önemli faktör vardır. Bunlardan birincisi kamunun görevi olan, emeklilerin insanca yaşamalarına yetecek gelir ve sosyal haklara sahip olmalarının sağlanması ve sağlık hakkına ulaşabilirlikteki kolaylık, sağlık kontrollerinin düzenli ve zamanında yapılması, sosyal aktivitelere katılımı kolaylaştıran düzenlemeler gibi kamunun yapacağı işlerdir. İkincisi ise yaşlı bireylerin aile bireyleri ile yakın çevrelerinin desteğidir.
Yine FERPA bildirgesinde vurgulandığı gibi, emeklilerin, yaşam kalitesi ile yaşam memnuniyetinin yüksekliği veya düşüklüğü, günlük yaşamlarını idame ettirdikleri kentler ile konutların yaşlıların hareket kısıtlılığına uygun olmalarının ve gerekli enerjiye ulaşmalarının sağlanması ile yakından ilgilidir.
Ne yazık ki, Türkiye’de emeklilerin sendikal haklarını kullanmalarını engellemeye devam eden bir iktidar anlayışı ile karşı karşıyayız. Halbuki Avrupa düzeyinde faaliyet yürüten FERPA örneği, emeklilerin sendika hakkının temel bir insan hakkı olduğunun kanıtıdır. Dolayısıyla, 13,5 milyon emekli ile emekli dul ve yetiminin yapacağı tek şey sendikalarda örgütlenmek ve mücadeleyi yükseltmektir!