Menü Emek Haber - Diyarbakır Haberleri - Son dakika Diyarbakır Haberleri
Veli Beysülen

Veli Beysülen

Tarih: 16.09.2022 10:13

FERPA'nın Emekli ve Yaşlıların Hakları Bildirgesi (1)

Facebook Twitter Linked-in

Zaman zaman değişik mecralarda yayınlanan yazılarımda, Türkiye Cumhuriyeti devletinin emekli ve yaşlı yurttaşlarının günlük yaşamlarını kolaylaştıracak, onların ekonomik olarak rahat olmaları için günün koşullarında insanca yaşamalarına yetecek bir gelire sahip olmalarının sağlanmasının yanı sıra, kendilerini ifade edebilecekleri aktivitelerde bulunmaları, hareket yeteneklerinin kısıtlılığı dikkate alınarak yaşadıkları konut ve kentlerin yaşamlarını kolaylaştıracak şekilde dizayn edilmesi (Yaşlı Dostu Kentler) gibi onların sağlıklı yaşlanmalarını sağlayacak bir politikasının (yaşlılık politikası) olmadığını vurgularım.

Maalesef, özellikle pandemi döneminde bazı ülkelerde ortaya çıkan görüntüler bu durumun sadece Türkiye ve benzeri ülkelerin sorunu olmadığını, sosyal devleti tasfiye eden, sağlığı özelleştiren, emekli olma yaşını yükselterek insanları daha ileri yaşta emekli eden ve emekli maaşlarında kısıntıya giden en gelişmiş kapitalist devletlerin de sorunu olduğunu göstermektedir.

Kuşkusuz yaşlı bireylerin karşı karşıya kaldıkları bu hak kayıplarının giderilmesi ve sağlıklı, onurlu insanlar olarak yaşlanmalarının sağlanması için ciddi çalışmalar yapan örgütlenmeler ile yapılar var. Bunlardan, Birleşmiş Milletler Yaşlılık Asamblesi, Dünya Sağlık Örgütü ile Avrupa Emekli ve Yaşlı Sendikaları Federasyonu (FERPA) bu alanda önemli çalışmalar yapmakta ve raporlar hazırlayıp bildirgeler yayınlamaktadırlar.

Nitekim bunlardan FERPA, “Emekli ve Yaşlıların Onurlu Yaşama Hakkı” başlığıyla yayınladığı bildirgenin başlangıcında, “Birkaç yıldır, özellikle son mali krizlerin ardından, Avrupa Birliği Üye Devletleri, özellikle sosyal yardım bütçelerinde ciddi kesintiler yaparak harcamalarını azaltmaya çalışmaktadır. Yaşlı ve emekliler, sağlık hizmetleri bütçelerinde kesintiler, bakım evlerinde personel ve kaynak azlığı ve birçok ülkede emekli maaşlarının dondurulması veya azaltılması gibi bu sert önlemlerin ilk kurbanları olmuştur. Özellikle COVID-19 pandemisini takiben genç nesiller de istihdam koşullarında, eğitime erişimde, stajlarda veya çıraklık eğitimlerinde kötüleşme yaşamışlardır. Bu nedenle FERPA, nesiller-arası dayanışmayı geliştirmek üzere, ETUC gençlik örgütleriyle çalışmaya devam etmektedir." demektedir. 

Kuşkusuz bu paragraf, FERPA tarafından yaşlı bireylerin toplumlarında onurlu ve sağlıklı insanlar olarak yaşlanmaları için devletlerin yapmaları gerekenlere dair birçok öneri ve talebin yer aldığı bildirgeyi özetlemektedir. Doğrusu FERPA’nın bildirgesi tam anlamıyla, bir manifesto niteliğindedir. Ben de bildirgede yer alan ve bildirgenin genelini özetleyen yukarıdaki önemli paragrafı yazıma aktararak bildirgedeki tespit, değerlendirme ve çözüm önerilerini işlemeye çalışacağım. Zira bildirgede de vurgulandığı gibi, özellikle 1980'li yıllardan bu yana gerek ulusal devletlerde gerekse dünya genelinde, yaşlı bireyler açısından ekonomik ve sosyal birçok hak kaybı yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor. Ancak kabul etmek gerekir ki, detaylı tespit, değerlendirme, öneri ve taleplerin yer aldığı bildirgeyi tek bir yazıya sığdırmak, bildirgenin amacını yeterince açıklamamak olur ki, bu da böylesine önemli bildirge ile emekli ve yaşlıların haklarını savunmayı hedefleyen FERPA’ya haksızlık olur. Dolayısıyla ben bu bildirgeyi seri yazı şeklinde birkaç yazıda sizlerle paylaşmaya çalışacağım.  

Yaşlıların hak kayıplarına dikkat çeken ve onların sağlıklı bireyler olarak yaşlanmaları için tedbirler alınmasını talep etmek amacıyla böylesine önemli bir bildirgeyi yayınlayan FERPA nedir veya kimdir?

FERPA, Avrupa Sendikalar Konfederasyonuna (ETUC) bağlı, Emekli ve Yaşlı Sendikaları Federasyonunun İngilizcesinin kısaltılmışıdır. Evet, örgütlenme yönteminde ülkeden ülkeye farklılık olmakla birlikte, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin tamamında emekliler sendikalarda örgütlüdürler. Zira başta İnsan Haklarının temel belgeleri, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi olmak üzere, temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmeler, sendika hakkını her insanın sahip olduğu temel haklardan biri olarak “herkes”e tanımışlardır. Bu hakkı kullanmak suretiyle kurulan ve Avrupa ülkelerinde faaliyet yürüten emekli sendikaları, 1993 yılında bir araya gelerek Avrupa Emekli ve Yaşlı Sendikaları Federasyonunu (FERPA) kurdular. 1995 yılında kurulan Türkiye'nin ilk emekli sendikası, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonuna (DİSK) bağlı Tüm Emekliler Sendikası (DİSK/EMEKLİ-SEN) 1996 yılında bu federasyona üye oldu. 2007 yılında genel başkan olarak, sendika adına FERPA kongresine katılmış ve kongrede Türkiye’de demokratik hak ve özgürlüklerin kullanımının devletçe engellenmesi, insan hakları ihlalleri, örgütlenme özgürlüğünün kullandırılmaması, emeklilerin sorunları ile emeklilerin sendikalaşmasının engellenmesi gibi konularda genişçe bir sunum yapmış ve Emekli-Sen hakkında devam etmekte olan kapatma davası ile ilgili bilgi aktarmıştım. Bu sunumum, kongre delegasyonunun dikkatini çekmiş ve kongrede sendika üzerindeki baskılara son verilmesi, devam etmekte olan kapatma davasının geri çekilmesi için zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a uyarı mektubu gönderilmesi kararlaştırılarak, hazırlanan metin kongrede oybirliği ile kabul edilmiş ve gönderilmişti.  

FERPA bildirgesinin yukarıya aldığım paragrafında iki önemli hususa dikkat çekilmektedir. FERPA bir yandan yaşlı ve emekli bireylerin sıkıntı yaşamalarına yol açan hususlara dikkat çekerken, diğer yandan bu bireylerin çocukları ile torunları olan gençlerin yaşadıkları iş ve gelir kaybının yanı sıra, eğitime ve mesleğe hazırlanma stajı ile çıraklık eğitimine ulaşmada yaşadıkları sıkıntılara dikkat çekmektedir. FERPA ayrıca tüm bu sıkıntıların aşılması için ETUC bünyesinde gençlik örgütleriyle birlikte çalışmalar yaptığını belirtmek suretiyle kuşaklar arası dayanışmanın öneminin altını çizmektedir. FERPA’nın kuşaklararası dayanışmaya dikkat çekmesi ve gençlik örgütleriyle birlikte çalışmalar yapması oldukça değerlidir. Zira kapitalizmin yeni liberal ekonomi modelinde, bireyler ve kuşaklararası dayanışmanın yerine, bireycilik ve her bireyin kendisini kurtarması yani "gemisini kurtaran kaptandır" politikası alabildiğine işlenmektedir. Aynı şekilde özellikle sosyal güvenlik ve sağlık alanında, hak kayıplarını içeren birçok düzenleme yapılırken, mevcuda dokunmuyormuş gibi yapılıyor ve gelecek kuşakların hak kayıpları gözden kaçırılarak toplumun karşı çıkışı engelleniyor. Tüm bu nedenlerle, yaşlı bireylerin örgütü FERPA’nın ETUC bünyesinde bulunan gençlik örgütleriyle birlikte çalışıyor olması oldukça değerlidir.

FERPA, bildirgede pandemi sürecine dair değerlendirmelerde bulunuyor ve pandemi sürecinin, yakın geçmişte izlenen politikaların korkunç etkisini gözler önüne serdiğini belirterek, bunun ise en kırılgan ve savunmasız olanlar için durumu daha da kötüleştirdiği vurgulanıyor.

 

Hükümetlerin kısa sürede sağlık krizine dönüşen salgını önleme ve yönetme konusunda yeterli özeni göstermediklerinin altının çizildiği bildirge de, “Bunun bedelini kim ödeyecek?” diye can alıcı bir soru sorulmaktadır. Kuşkusuz bu soruya verilecek en kestirme cevap, sosyal devletin tasfiyesi ve sağlığın hak olmaktan çıkarılıp özelleştirilmesinin bedelini, başta sağlık konusunda en kırılgan kesim olan emekli ve yaşlı bireyler olmak üzere, toplumların emekçi kesimlerinin ödediğidir.   

 

Gelecekte karşılaşılabilecek pandemilere karşı hazırlıklı olunması gerektiğinin vurgulandığı bildirgede, Avrupa genelinde sağlık, tıp ve sosyal politikalarının kapasitesini geliştirmek üzere sosyal hizmetleri finanse etmek için üye devletlerin adil vergilendirmeyi geliştirmeleri gerektiği vurgulanmaktadır.

 

Ne yazık ki, tüm bunlar kapitalist sistemin yaşlı bireyleri yük olarak gördüğünü ve sağlık hizmeti sunumunda onları göz ardı ettiğini göstermektedir. Nitekim pandemi sürecinde bazı ülkelerde ortaya çıkan görüntüler bunun kanıtıdır. Bu görüntüler göstermiştir ki, sistem yıllarca çalıştırdığı ve emeğinin karşılığını vermediği emekli ve yaşlı bireyleri, bir kriz anında vazgeçilecek ilk kurbanlar olarak görmektedir.

 

Evet, yukarıda belirttiğim gibi yaşadıkları sıkıntıların yanı sıra, Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi'nde emekli ve yaşlı bireylere tanınmış haklara genişçe yer verilen bildirgeyi başlıklar halinde değerlendirmeye yazının sonraki bölümlerinde devam edeceğim. Bir sonraki yazıda görüşünceye kadar hoşça kalın, sağlıcakla kalın!

                                                 

            


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —