Avukat Zeydan Altıncan


Siyaset: Araç Mı, Amaç Mı ?

.


Siyasetin Toplumsal Yönetimdeki Rolü ve İşlevi Üzerine Bir Değerlendirme

Siyaset, toplumların yönetim biçimlerinin ve toplumsal düzenin oluşumunda merkezi bir rol üstlenir. Tarih boyunca siyaset, kimi zaman toplumun gereksinimlerini karşılamak ve düzeni tesis etmek için bir araç olarak görülmüş, kimi zaman ise iktidarın elde edilmesi ve korunması amacıyla başlı başına bir hedef olarak değerlendirilmiştir. Bu iki farklı yaklaşım, siyasetin anlamını ve işlevini tartışmaya açan temel bir mesele olarak öne çıkmaktadır. Geçmiş ve geleceği birleştiren bir rolü olduğu düşünülürse siyaset kendisinden korunulması gereken bir vaka değildir. Aksine daha sıkı bir şekilde toplumun etkin bir şekilde siyasetin içerisinde var olması gerekmektedir. Siyaset felsefesinin temel kavramları olan birey, toplum, sivil toplum, devlet, yasa, hukuk, adalet, demokrasi, insan hakları, özgürlük, eşitlik, egemenlik, meşruiyet, yönetim, iktidar vb. başlıklara bakıldığında siyaset bir devlet olarak yaşayan toplumların hayatının kendisini oluşturmaktadır. Bu nedenle gerek birey gerekse toplum olarak kazanımların korunması ve hakların özgürce kullanılabilmesi için bir ülkede siyasetin ne olduğunun herkesçe çok iyi bilinmesi gerekir.

Siyaseti bir araç olarak gören görüşe göre, siyaset toplumsal gereksinimlerin karşılanmasında, adaletin sağlanmasında ve refahın artırılmasında kullanılan bir vasıtadır. Bu yaklaşımda siyaset, toplumun daha iyi bir yaşam standardına ulaşması ve sürdürülebilir bir düzen kurulması için bir yöntem olarak işlev görür. Yani siyaset, ulaşılması hedeflenen toplumsal amaçlar doğrultusunda işlevsel bir nitelik taşır. Böylece siyasal faaliyetler, toplumun genel çıkarlarını gözeten bir aracı rol üstlenir. Bunun yanında tarih boyunca en iyi yönetim biçiminin hangisi olduğu ile ilgili değerlendirmeler daima siyaset için vazgeçilmez tartışma araçları olmuştur. Siyaset bir bakıma kendini kabullendirme ve kendini dikte ettirmenin en kestirme yoludur. Siyaset bir idare etme yönetme işidir.

Alternatif olarak, siyaseti bir amaç olarak gören anlayış ise siyaset yapmanın ve iktidarı elde etmenin başlı başına bir değer taşıdığını savunur. Bu durumda siyaset, toplumsal yarardan ziyade, gücün kazanılması ve sürdürülmesi amacına hizmet eder. Siyasetin bu şekilde değerlendirilmesi, iktidarın kendisinin öncelikli hedef haline gelmesine ve siyasal aktörlerin kendi çıkarlarına odaklanmasına yol açabilir. İktidar siyaseti yalnızca yönetimin süresiz bir şekilde kendinde kalması için bir araç olarak kullanmaya başlarsa bu noktada siyasetin amaç olması gerekirken yine araç durumuna düşmesine sebep olmaktadır.

Sonuç olarak, siyasetin araç mı yoksa amaç mı olduğu sorusu, siyaset felsefesinin temel tartışma başlıklarından biridir. Bu soruya verilen yanıtlar, siyasal aktörlerin tutumlarını ve toplumsal yapının şekillenmesini doğrudan etkiler. Siyasetin hangi işlevi üstleneceği, toplumların yönetim anlayışını ve siyasal atmosferi belirleyen önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.