Veli Beysülen


FERPA'nın Emekli ve Yaşlıların Hakları Bildirgesi (2)

.


Geçen hafta bu köşede yayınlanan bu yazının birinci bölümünün son paragrafında, yaşadıkları sıkıntıların yanı sıra Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi'nde emekli ve yaşlı bireylere tanınmış haklara genişçe yer verilen bildirgeyi başlıklar halinde değerlendirmeye yazının sonraki bölümlerinde devam edeceğimi belirtmiştim. 

FERPA bildirgensinde, COVID-19’un farklı “varyantları” ile emekli ve yaşlıları vurmaya devam ettiğini belirterek salgının sebep olduğu ölüm oranları ve bazı ülkelerde hastane tedavilerinde bu bireylere öncelik verilmemesinin yanı sıra, salgının ilk dönemlerinde Türkiye’de yapıldığı gibi ülkelerin özellikle yaşlı bireylere yönelik uygulamaya koydukları izolasyon önlemleri ile kısıtlamaların, bu insanlara bedensel ve psikolojik problemler yaşattığı ve ağır bir bedel ödemelerine yol açtığı vurgulanmaktadır. Yaşadığımız ülkenin yaşlıları olarak biz bu tespitin hiç de yabancısı değiliz. Zira pandeminin başlarında Türkiye’yi yönetenler, her şey üretim için anlayışı ile hareket ettiler ve üretim devam etsin diye bir yandan milyonlarca çalışanın işyerlerinde bulaşı riski altında iç içe çalışmaya devam etmelerine göz yumarken, diğer yandan yaşlı bireyleri evlerine hapsettiler.

Kuşku yok ki bu uygulama, toplum genelinde yaşlı bireylerin virüsün yayılmasının nedeni olarak görülmelerine ve bu bireylerin baskı altında kalarak psikolojik sıkıntılar yaşamalarına yol açtı. Maalesef bu uygulama ile yaşlı bireyler sadece psikolojik sorun yaşamadılar. Kronik hastalıkları için almaları gereken tedavi hizmetlerine de zamanında ulaşamadılar. Üstelik bu insanlar, bedenlerinde ortaya çıkmış problemlerle bahşedebilmeleri için hekimlerin kendilerine tavsiye ettikleri hareketlilikten de yoksun kaldılar. Elbette tüm bunlar, yaşlı bireylerin beden dirençlerinin düşmesine ve hastalıklarının ilerlemesine yol açtı. Bunun sonucu hayatını kaybeden birçok yaşlı olduğu bilinen bir gerçektir.  

FERPA’nın,  Avrupa Sosyal Haklar Bildirgesi'nin, iyi ilkeler veya iyi niyetler taşımasının yeterli olmadığını, dolayısıyla, kendisinin de bağlı bulunduğu Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ile birlikte yaşına ve ikamet ettiği ülkeye bakılmaksızın her Avrupa vatandaşına uygulanması için gerekli çalışmalar yaptıklarını vurgulaması, kağıt üzerinde yazılı birçok iyi hakkın uygulanmasında sorunlar yaşandığını, ülke uygulamalarından kaynaklanan bu sorunların aşılmasının ise çalışan emekli farkı olmaksızın tüm örgütlü yapıların ortak bir mücadeleleri ile mümkün olduğunun kanıtıdır. 

Bildirgede bu mücadele için federasyona üye sendikalarla yaptığı kapsamlı anket ve istişare çalışmaları ile belirlediği önceliklerine dair bu manifestonun hazırlandığı ve asıl önceliğin yoksullukla mücadele etmek olduğu belirtilmektedir. Amacının, Avrupa'da sadece emeklilerin yoksul olduğu izlenimi vermek olmadığını belirten FERPA, çalışanlara düşük maaş ödenmesinin düşük emekli maaşlarına yol açtığının ortada olduğunun altını çizmektedir. FERPA’nın bu tespitini Türkiye’ye uyguladığımızda, özellikle 1980’li yıllardan itibaren uygulanmaya konan yeni liberal ekonomi modeli ile çalışanların aylıklarının reel (satın alma gücü bakımından) olarak sürekli geriletildiği, son olarak AKP iktidarının 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe koyduğu 5510 sayılı, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SSGSS) ile emekli maaş bağlama oranlarının aşağı çekilmesi, emekli maaşlarının alt sınırını koruyan alt maaş uygulamasının kaldırılması, emekli maaşlarının 6 aylık dilimler halinde TÜİK tarafından açıklanan sahte enflasyon oranı kadar arttırılması ve ülkenin büyümesinden emeklilere pay verilmemesi gibi uygulamamalarla emekli maaşlarının büyük kısmının artık yoksulluk sınırının hatta asgari ücretin altında olduğu bilinen bir gerçektir.

Yaş ayrımcılığıyla mücadele etmenin koşulunun, emeklilerin çalışmayan insanlardan ayrı tutulmalarının ve yaşlanmaya bakışın değişimiyle mümkün olduğunun vurgulandığı bildirgede, çalışanların satın alma gücünün emekli olduklarında azalmasının önüne geçilmesi gerektiği belirtilmektedir. FERPA, bu temel beklentisinin gerçekleşmesi için devletlere şu çağrıyı yapıyor: “Onurlu bir yaşam sürme haklarına sahip olmaları için emekliler ve yaşlılar arasında yoksullukla mücadele edin ve yoksulluğu önleyin.”

Bunun sağlanması için, bildirgede aşağıdaki dört hak yer almaktadır: 

1. Yaşlılar, özellikle erkeklere göre daha uzun ömürlü olan ve genellikle yaşamlarının sonunda yalnız başına kalan, aralıklı çalışma hayatı sebebiyle daha da azalmış tek gelirle geçinmek zorunda kalan kadınlar arasında yoksullukla mücadele için uygun emekli maaşı alma hakkı. 

2. Finansal ve coğrafi olarak erişilebilir, uzun vadeli, kaliteli sağlık hizmeti alma hakkı. 

3. Kişinin seçtiği konaklama türü ne olursa olsun, sağlıklı ve insana yakışır barınma ve kamusal, temel, uygun fiyatlı ve yerel hizmetlere erişim hakkı. 

4. Nesiller-arası ruhla tüm sosyal, politik ve kültürel faaliyetlere tam katılımlarını sağlamak için tüm yaşlılar için sosyal içerme hakkı.

Bunların sağlanmasının ve yoksulluğun tüm biçimleriyle mücadele etmenin, FERPA’nın öncelikleri arasında olduğu ve bunun için aşağıdaki dört cephede savaşmak gerektiği belirtilmektedir: 

• Gelir

• Sağlık

• Barınma

• Enerjiye ve temel hizmetlere erişim 

Bu dört başlık, Lizbon Antlaşması'nın onaylanmasıyla Avrupa ülkelerinde yasal olarak bağlayıcı hale gelen Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi'nin hükümleriyle uyumludur. Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi'nin, bu hakların “herkes” için teminat altına alındığı maddeleri şunlar:

Madde 25: “Birlik, yaşlıların, onurlu ve bağımsız bir yaşam sürdürme ve sosyal ve kültürel yaşama katılma haklarını tanımakta ve saygı göstermektedir”

Madde 34-3: “Birlik, topluluk hukuku ve ulusal yasalar ile uygulamalarda belirtilen usullere göre sosyal dışlanma ve yoksullukla mücadele için yeterli imkânlara sahip olmayan herkes için uygun bir yaşam sağlamak amacıyla sosyal ve konut yardımından yararlanma hakkını kabul etmekte ve saygı göstermektedir”

Madde 35: “Herkes, ulusal yasalar ve uygulamalarda belirtilen şartlar çerçevesinde koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına ve tıbbi tedaviden yararlanma hakkına sahiptir. Bütün Birlik politikaları ve faaliyetlerinin tanımlanmasında ve uygulanmasında yüksek düzeyde bir insan sağlığı koruması sağlanmalıdır”  

Bu taleplerin tamamı, insanların toplumlarında sağlıklı kalmalarının, saygın ve onurlu bireyler olarak yaşlanmalarının olmazsa olmazlarıdır. Bu taleplerin gerçekleştirilmesinin, Avrupa Sosyal Haklar Sütunu'nun uygulanmasının bir parçası olduğunun altının çizildiği bildirgede, FERPA üyesi kuruluşların (sendikalar) her zamankinden daha yoğun çalıştıkları vurgulanıyor.

Avrupa Birliğinde, yoksulluk ve sosyal dışlanmanın yaşlıların izolasyonuyla sonuçlandığı, bu nedenle yaşlıların ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağının bilincinde olan etkili kamu sosyal ve sağlık hizmetlerinin yanı sıra, emekli maaşlarının yeterli ve düzenli olmasının önemine dikkat çekilmektedir. Ayrıca ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin maliyetinin, düşük olan emekli maaşları üzerinde baskı oluşturmasından kaçınılması gerektiğinin önemi vurgulanmaktadır.

Avrupa Sosyal Haklar Sütununun konuya dair önemli bölümlerinin aktarıldığı FERPA bildirgesinde, yeterli kaynağı bulunmayan herkesin, yaşamının her aşamasında saygın yaşamasını sağlayacak yeterli asgari kazanca sahip olma ve yaşamı için gerekli mallar ile hizmetlere erişim hakkına sahip olduğu vurgulanmaktadır.

Çalışanların asgari gelire sahip olmalarına ek olarak işsiz kalma riskine karşı onları koruyacak tedbirler alınması gerektiği de belirtilerek, bunun onların işgücü piyasasına (yeniden) entegre olmalarına yönelik teşviklerle birleştirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Çalışanların ve serbest meslek sahiplerinin emeklilik hakkına ve emeklilikte yeterli gelir hakkına sahip olmaları gerektiğinin vurgulandığı bildirgede dikkat çekici bir başka tespit ise ayrımcılığı reddeden, “Kadınlar ve erkekler emeklilik haklarını kazanmak için eşit fırsatlara sahip olmalıdır.” tespitidir. Zira bu tespitin, özellikle kadının eve hapsedilmeye çalışıldığı, ev işleri, çocuk ve yaşlı bakımı ile görevli birey olmaya zorlandığı ülkeler için önemi oldukça fazladır.

Bildirgede “yaşlılıkta herkes, haysiyet içinde yaşamalarını sağlayacak kaynaklara erişim hakkına sahiptir.” dendikten sonra, devletlere Avrupa genelinde herkese makul bir emekli maaşı sağlanması çağrısı yapılmaktadır. Burada emekli maaşlarının Avrupa genelinde yoksulluk sınırının üzerinde olması için yasal bir asgari emekli maaşı getirilmesi gerektiği belirtilmekte ve ülke ismi verilmemekle birlikte kıta genelinde iki ülke dışında kalan tüm ülkelerde, asgari emekli maaşlarının yoksulluk sınırının altında olduğu belirtilmektedir.

Sadece emekli ve yaşlıların haklarının değil, çalışanların sahip olmaları gereken birçok hakkın altının çizildiği bu önemli bildirgeyi değerlendirmeye sonraki bölümde devam edeceğim. Bir sonraki bölümde buluşuncaya kadar, hoşça kalın, sağlıcakla kalın.             

 

 

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.