Veli Beysülen


Çaresizliğin son çaresi mi?

.


1960'lı yıllar ve öncesinde doğanlar bilirler, 1973 yılında ağırlığı Arap ülkelerinden oluşan petrol üreten ülkeler teşkilatı OPEC, Arap-İsrail savaşında başını ABD’nin çektiği Batı'nın İsrail tarafında yer almasına tepki olarak petrol üretiminde kısıntıya gitmişti. Bunun üzerine, dünya büyük bir petrol krizi ve onun tetiklediği ekonomik buhranla karşı karşıya kalmıştı. Elbette bu kriz Türkiye’yi de derinden sarsmış ve temel bazı ürünlerin kısıtlılığından dolayı, bugün AKP’nin sıkça kullandığı kuyruklar ortaya çıkmıştı. O günlerde irili ufaklı birçok kentte belediyeler, açtıkları tanzim satış mağazaları ile halkın temel ihtiyaçlara ulaşmasını sağlamaya çalışırlardı.  

Yine hatırlayacağınız üzere 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri öncesinde, bu sefer AKP iktidarı kent merkezlerinde tanzim satış yerleri açtı. İktidar, kendi politikalarının yol açtığı ekonomik sıkıntıyı gözden kaçırmak ve halktan oy almak için bütçeden kaynak aktarmak suretiyle üreticiden aldığı sebze meyve gibi ürünleri, kent merkezlerinde kurduğu çadırlarda halka piyasanın altındaki fiyatlardan satma yoluna başvurmuştu. Tabii seçim geçtikten sonra bu tanzim satış yerleri buharlaşıp yok oldular. Kimsede merak edip "Sizin halka ucuz ürün satış çadırlarınıza ne oldu?" diye sorma gereği duymadı.    

Türkiye’nin hızla çok önemli bir seçime gittiği, erken olmasa da normal seçim tarihine 10 ay gibi bir zamanın kaldığı bugünlerde benzer bir oyun sergileniyor. Birkaç gün önce partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, talimat verdiğini ve Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği marketlerinde 30-40 üründe indirime gidileceğini açıkladı. Buna dair uygulama 15 Ağustos 2022 tarihinde başladı.  Yani Türkiye talimatla markette fiyat indirilebileceğini de yaşayarak görmüş oldu. Burada sorulması gereken birtakım sorular var: Bu marketler ne kadar yaygın ve pazar payları ne kadar? Bu marketlerin olmadığı Türkiye’nin birçok il, ilçe ve beldesinde yaşayan yurttaşlar bu ucuzlattığınız ürünlere ulaşamayacaklarına göre, bu uygulamanız anayasanın eşitlik ilkesine aykırı değil mi?  Hangi ürünlerde ne kadar indirim yaptırdığınızı toplumla paylaşacak mısınız? Bunlara dair herhangi bir bilgi yokken "İndirim yaptık" demenin ne kadar gerçekçi olduğu ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte, 30-40 ürün dediğiniz ve sadece Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği marketlerinde göstermelik olarak yaptığınız indirim, son bir yılda %200’lere varan fiyat artışlarının belini büktüğü, faturaları ödemeye yetişemeyen dar gelirli milyonlarca insanı ne kadar rahatlatacak, buna dair veri var mı elinizde? Peki, bu indirim seçimden sonra devam edecek mi? İktidarınız devam ederse bugün yaptırdığınız indirimlerin faturasını, bu indirimden yararlandığını düşünüp size oy verenlere ödetecek misiniz?

Elbette tüm bu indirim söylemlerine inananlar olabilir. Bunlar ne yaparsanız yapın, her halükârda söylediğiniz her söze körü körüne inanan, ülkenin çöküşünün sebebi muhalefet veya dış güçlerdir diyen bir azınlık. Ancak, piyasada canı yanan geniş halk kesimlerinin artık boş laflara karnının tok olduğu gayet açık. Çünkü halk, son bir yılda yaşadığı gelir kaybının sizin basit indirim talimatınızla aşılamayacak kadar büyük olduğunun farkında. Zira TÜİK’e açıklattığınız enflasyon oranları ile yine TÜİK verilerinden çıkarılan gerçek enflasyon oranları arasında büyük uçurum var. Hele hele dar gelirlerin gıda enflasyonuna yetişmek mümkün değil.   

Bakın Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi DİSK-AR, TÜİK’in ham verilerinden yararlanarak emeklilerin, dar gelirlilerin, düşük gelirlilerin hissettiği enflasyonu hesapladı ve bu kesimlerin, en temel ihtiyacı olan gıda enflasyonuna dair verileri paylaştı: 

“TÜİK verileri gerçeği yansıtmaktan uzak! Dar gelirlinin gıda enflasyonu %140'a yaklaştı!" şeklinde başlayan raporda, 14 milyona ulaşan sayısı ile Türkiye nüfusunun nerdeyse %17’si, eşleriyle birlikte %34’ü olan emeklilerin gıda enflasyonunu %120,6, en düşük %20'lık gelir grubunun gıda enflasyonunu ise %139,7 olarak hesaplandı.

Halbuki TÜİK’e göre TÜFE’de 2022 Temmuz ayında bir önceki aya göre %2,39, bir önceki yılın aralık ayına göre %45,72, bir önceki yılın aynı ayına göre %79,60 oranında arttı. Böylece iktidar olduğu Aralık 2002’de yüzde 29,7’lik bir enflasyon devralan AKP, 20 yılda enflasyonu 50 puan artırmış oldu.

Evet TÜİK tarafından yayımlanan resmi enflasyon oranları, piyasadaki enflasyon oranlarını yansıtmıyor. TÜİK’in açıkladığı oranlar aynı zamanda tüketim öncelikleri farklı olan alt gelir grupları ile üst gelir grupları için farklı olan enflasyon oranlarını da yansıtmıyor. Zira açıklanan resmi enflasyon oranları, tüketim öncelikleri hayatlarını idame ettirmeye yönelik harcamalar olan düşük gelirli emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir. Bu nedenle DİSK-AR, TÜİK’in ham verilerinden yararlanarak ana tüketim grupları üzerinden yaptığı değerlendirme sonucu emeklilerin, dar gelirlilerin, düşük gelirlilerin hissettiği enflasyonu yeniden hesaplıyor. DİSK-AR’ın yaptığı son hesaplamaya göre gıda enflasyonu ortalama %94,7 olurken, bu oran emeklilerde %120,6 oldu. Gelir gruplarına göre değişen bu oran, üçüncü %20’lik gelir grubu için %102,8, düşük gelirli ikinci %20’lik grubu için %122, en yoksul %20’lik gelir grubu için ise %139,7 olarak hesaplandı. Öte yandan daha üst gelir grupları olan dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu %93,7 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise %69,6 oldu. Böylece gıda enflasyonunu %140 hisseden en yoksul gelir grubunun hissettiği gıda enflasyonu, bu enflasyonu %69,6 oranında hisseden en yüksek gelir grubunun iki katı oldu. Yani hesaplamalar, enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

Görüldüğü gibi, bu ülkede yıllardır yurttaşların tüketim öncelikleri göz önüne alınmadan, en zengin ile en yoksul için aynı TÜFE paketi üzerinden tek bir enflasyon hesaplaması yapılmaktadır. Son bir yıl için en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu %140 hükümetin iki sefer artırmakla övündüğü asgari ücret artış oranı toplamda %91, emekli maaş artış oranı toplamda %77. Üstelik ekonomik kriz nedeniyle işsizlik tarihin zirvesinde.

Evet, Türkiye tarihinin en yüksek işsizlik oranı ile karşı karşıya ancak TÜİK bu oranların hesaplanmasında da rakam oyunlarına devam ediyor. DİSK-AR, TÜİK’in her seferinde açıkladığı rakamları değerlendirip geçek oranları ortaya koymaktadır. Nitekim DİSK-AR, TÜİK’in Haziran 2022 dönemi için 10 Ağustos 2022’de yayımlanan işsizlik verilerini değerlendirip ulaştığı İşsizlik ve İstihdamın Görünümü verilerine dair raporunu yayımladı.

Raporun sunuş bölümünde yer alan verileri aynen aktarıyorum:

·       Geniş tanımlı işsizlik dar tanımlı işsizliğin iki katı!

·       Geniş tanımlı işsiz sayısı 7 milyon 607 bin!

·       Geniş tanımlı işsiz sayısı salgın öncesine göre 1 milyon 35 bin arttı!

·       Genç kadın işsizliği yüzde 28,3!

·       DİSK-AR, TÜİK’in Haziran 2022 Hane Halkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını 10 Ağustos 2022’de yayımladı. Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 10,3, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) ise yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2022 Haziran ayında bir önceki aya göre 136 bin kişi azalarak 3 milyon 541 bin kişi oldu. DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Haziran 2022’de 7 milyon 607 bin kişi olarak gerçekleşti. TÜİK’e göre Haziran 2019’da yüzde 13,7 olan işsizlik, Haziran 2022’de yüzde 13,5 olarak gerçekleşti. Ancak aynı yıllarda geniş tanımlı işsizlik yüzde 19,1’den yüzde 20,4’e yükseldi.”

Tüm bunlar ortada dururken, Cumhurbaşkanı 84 milyonluk ülkede birçok kentte şubesi bulunmayan emrindeki Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği marketlerine, "30-40 üründe indirime gidin" talimatı vermek suretiyle sorunu çözdüğü görüntüsü vermeye çalışıyor. İster istemez insanın aklına, "Talimatla fiyat indirtmek, 20 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın çaresizliğine bulduğu son çare mi?" diye sormak geliyor!

                                                 

            

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.