Ercan Çağlayan

Tarih: 01.04.2025 10:49

1 Nisan: Artık hayatımız şaka

Facebook Twitter Linked-in

Eskiden 1 Nisan, insanların birbirine küçük şakalar yaptığı, eğlendiği bir gündü. Masum yalanlar söylenir, ardından "1 Nisan!" denilip kahkahalar atılırdı. Ama artık neyin şaka, neyin gerçek olduğunu ayırt edemediğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Öyle bir noktaya geldik ki, haberleri okurken, televizyonu izlerken ya da sosyal medyada gezinirken her şeyin bir şaka olduğunu düşünmeden edemiyoruz.

Ekonomik vaatler, siyasetçilerin sözleri, yargının kararları, sağlık sektöründeki skandallar, eğitimdeki karmaşa… Bunların hepsi birer 1 Nisan şakası gibi ama değil. Gerçekten oluyorlar ve biz bu absürt gerçekliği kanıksamış durumdayız. 

Bir sabah kalkıp "Akaryakıta zam yok!" haberini okusak, hepimiz bir süre bekleyip bunun bir şaka olduğunu düşüneceğiz. "İşsizlik tamamen bitti!" denilse kim inanır? "Artık adalet tam anlamıyla sağlanacak" diye manşet atılsa, insanlar birbirine bakıp gülmeye başlar. Çünkü şaka gibi gelen şeyler gerçek olmuyor, gerçek olanlar ise şakadan farksız hale geliyor.

Toplumsal hafızamızda, "Bu kadar da olmaz" dediğimiz her şey oldu. Öyle ki artık şakaların bir etkisi bile kalmadı. Birisi çıkıp "Hükümet istifa etti, yerlerine halkın seçtiği bağımsız adaylar geçti" dese, 1 Nisan değilse bile bir şaka olarak algılanır. Çünkü bu kadar güzel bir şeyin gerçek olmasına ihtimal veremiyoruz.

İnsanlar artık gülmeyi unuttu. Eskiden mizahın hedef aldığı saçmalıklar, günlük hayatın normali haline geldi. Komedyenler, hiciv yazarları, karikatüristler bile şaşkın. Çünkü en sert eleştirileri bile, gerçeğin yanında oldukça masum kalıyor.

1 Nisan artık sadece bir gün değil, koca bir hayat. Kötü yöneticilerin, adaletsiz sistemlerin, dalga geçen kararların gölgesinde, kocaman bir şakanın içinde yaşıyoruz. Belki de en acı verici gerçek şu: Eskiden şaka yaptığımızda gülerdik, şimdi ise gerçekler karşısında ne yapacağımızı bilemiyoruz.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —