Kayıp yakınları 798.hafta: İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur

Kayıp yakınları 798.hafta: İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur'un akıbetini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" eyleminin 798. haftasında, Kulp'ta 1994 tarihinde kaybedilen İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur'un akıbetini sordu.

GÜNCEL 25.05.2024 13:45:00 671 0

Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleşen eylemde İHD Diyarbakır Şubesi Üyesi Fırat Akdeniz, 1000. haftasını gerçekleştiren Cumartesi İnsanlarının hazırladığı ortak metni okudu.

Akdeniz şunları söyledi: "Aynı derin acı ve aynı ısrarla 1000 hafta! Bugün burada, 1000. kez aynı derin acı ve aynı ısrarla bir araya geliyoruz. 1000 hafta... Yani 7000 gün, 229 ay... Yani arayışla geçen bir ömür... Biz Cumartesi Anneleri/İnsanlarıyız. Anneyiz, babayız, eşiz, kardeşiz, evladız, yeğeniz, torunuz. Yani sizler gibiyiz. Ama aslında bir farkımız var sizden. Bizim kalbimizde aynı derin yara sızlıyor; sevdiklerimizin mezarlarına bile sahip olamamanın tarifsiz acısı. Devletin güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan sevdiklerimizden bir daha haber alamadık. Ya aylar, uzun yıllar sonra 'kimliği meçhul kişi' olarak gizlice gömüldükleri kimsesizler mezarlığında ağır işkence izleri taşıyan bedenlerine ulaştık ya da hiçbir iz bulamadık. Onlardan geriye sadece isimleri ve kucaklarımızdaki fotoğrafları kaldı. Kucağımızda fotoğraflarını taşıdığımız sevdiklerimize bir bakın. Onlar da sizin gibiydiler. İşçilerdi, esnaflardı, taksicilerdi, çiftçilerdi, doktorlardı, eczacılardı, hemşirelerdi, gardiyanlardı, avukatlardı, gazetecilerdi, öğretmenlerdi, mühendislerdi, iş insanlarıydı, ilköğretim, lise ve üniversite öğrencileriydi, siyasetçilerdi, sendikacılardı. Onlar bizim en sevdiğimizdi. 1000 haftadır, hiç dinmeyen bir ağrıyla ve aynı zamanda hiç bitmeyen bir umutla Galatasaray Meydanı’nda bir araya geliyoruz: Devletin alıp götürdüğü sevdiklerimizi istiyoruz! Akıbetlerini bilmek istiyoruz!

1000 haftadır soruyoruz: Kayıplarımız nerede?

1000 haftadır soruyoruz: Sevdiklerimizi kaybedenler, bu insanlığa karşı suçun failleri ve sorumluları neden cezasızlıkla korunuyor?

1000 haftadır haykırıyoruz: Unutmuyoruz, unutmuyoruz, asla unutmayacağız.

1000 haftadır haykırıyoruz: Vazgeçmiyoruz, vazgeçmiyoruz, asla vazgeçmeyeceğiz.

27 Mayıs 1995’ten beri, her hafta saat 12:00’de Galatasaray Meydanı’nda toplandık. Galatasaray bizim ve kayıplarımızın sesi oldu. Kimi zaman engellendik, kimi zaman yasaklandık. Şiddetle, zorla dağıtıldık kimi zaman. Gözaltına alındık, yargılandık. Ama ısrarımızdan bir an için bile olsa vazgeçmedik. Nasıl vazgeçelim; onlar bizim gözbebeğimizdi!

Gözaltında kaybedilen sevdiklerimize dokunamıyoruz ama her cumartesi onların resimlerini gururla taşıyoruz. Mezarlarına çiçek koyamıyoruz ama her cumartesi onlar için Galatasaray Meydanı’na bir karanfil bırakıyoruz.

Bu gelenek kuşaktan kuşağa aktarılarak sürüp gidecek. Galatasaray Meydanı’na bakan her göz, o meydandaki her taş, devletin bu büyük utancının ve Cumartesi Anneleri’nin direncinin tanığıdır!

1000. haftamızda kamuoyunun karşısına tek bir taleple çıkıyoruz; kayıplarımızı istiyoruz.

Karanfillerimizi Galatasaray’a değil, sevdiklerimizin gerçek mezarlarına bırakmak istiyoruz.

Doğdukları, yaşadıkları topraklarda bir izleri, bir mekânları olsun istiyoruz.

1000. haftamızda bir kez daha ilan ediyoruz: Sevdiklerimizi bulana kadar onları aramaktan vazgeçmiyoruz, vazgeçmiyoruz, vazgeçmiyoruz."

Ardından İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Avukat Berfin Elçi, İkram İpek, Servet İpek, Seyithan Yolur'un kayıp hikayesini okudu. Elçi, şunları aktardı:

"Ailenin anlatım ve beyanlarına göre:

18 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp İlçesi Turallı Köyü Çaylarbaşı (GOMAK) Mezrası’na askerler ile korucular tank ve panzerlerle eşliğinde baskın düzenlediler. Sabah saat 08:30 sıralarında yapılan baskında, tüm mezra halkını okul meydanına topladıktan sonra evleri ve ahırları içinde bulunan hayvanları çıkarmadan ateşe verdiler.

Daha sonra Seyithan Yolur, Servet İpek, İkram İpek, Abdülkerim Yolur, Sait Yolur ve Mehmet Nuri Yolur’u aynı araca bindirip Lice ilçesine doğru götürdüler. Gözaltına alınanlardan Abdülkerim, Sait ve Mehmet Nuri Yolur, jandarmaya götürüldüklerini, geceyi nezarethanede geçirdiklerini ve ertesi sabah serbest bırakıldıklarını söylediler. Askerlere diğer üç kişiyi sorduklarında, onları akşam yatılı bölge okulundaki askeri birliğe götürdüklerini söylediler.

Aldığımız bu haber üzerine serbest bırakılan kişilerle görüştükten sonra, Seyithan, Servet ve İkram’ın akıbetlerini öğrenmek için ertesi gün Lice İlçe Jandarma Komutanlığı’na yazılı müracaat ettik. Ancak sözlü olarak bize böyle bir operasyonu yapmadıklarını ve kimseyi de gözaltına almadıklarını söylediler.

Aldığımız bilgiye göre o sıralarda bölgede operasyon yapan Bolu Tugayı'na bağlı askerlerin Seyithan, Servet ve İkram’ı gözaltına alan askeri birlik olduğunu tespit ettik. Yaptığımız tüm müracaatlardan bir sonuç alamadık. Jandarma Genel Komutanlığı dâhil birçok girişimimiz oldu ancak sonuç alamadık. O günden sonra İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur’dan bir haber alamadık."

Açıklamların ardından, gözaltında kaybedilen İkram İpek, Servet İpek, Seyithan Yolur ve diğer tüm kayıp ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban gidenler için 1 dakikalık oturma eylemine geçildi. 

Bağlar'da 1193 yurttaşa giyim ve ayakkabı desteği sağlandı

Şeyhmus Alto Pastahanesi'nde bayram telaşı başladı

Diyarbakır'da Ramazan Bayramı'nda ulaşım ücretsiz olacak

Diyarbakır'da kadın üreticiler bir araya geldi

Babacan Diyarbakır'da konuştu: 'Halepçe'nin acısını hafızamızda tutacağız'

Halepçe Katliamı Diyarbakır'da anıldı

Kayapınar Belediyesi'nden engelleri kaldıran hizmetler

Amedspor süper lig yolunda hata yapmadı

Diyarbakır'da Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü, Sırrı Süreyya Önder'e verildi

DEM Parti: Saliha Aydeniz hakkında soruşturma başlatıldı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.