GÜNCEL
GÜNCEL Haberleri
Eren: Aynı hastalık iki zıt karar kürtlere karşı ayrımcılığın göstergesidir
HDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eşgenel Başkan Yardımcısı Av.Serhat EREN Demans teşhisi konulan ve sağlık sorunları yaşayan HDP’li Aysel Tuğluk'un tahliyesine ilişkin basın açıklaması düzenledi.
Eren, Tuğluk ‘un tutuklu bulunduğu ve hükümlü olduğu dosyadan tahliye edilmediğini belirterek Tahliye edilmesi için ATK’nın cezaevinde tek başına yaşamını idame ettiremeyeceğine ilişkin rapor vermesi ve Savcılığın bu rapora dayanarak infazın ertelenmesine karar vermesi gerektiğini ifade etti.
Tuğluk’un tek başına hayatını idame ettirme düzeyini ortadan kaldıran aşamayı gösteren çok sayıda rapor, TİHV ve İstanbul Tıp Fakültesi bilimsel mütalaaları, Cezaevi Hükümlü Değerlendirme Dışı Bırakma Kararları, hastalığın geldiği kritik aşamayı gösteren reçeteler, yanında kalan arkadaşlarının yazılı beyanları, vb gibi çok sayıda bilimsel verinin göz ardı edildiğini belirten Eren “müdafilerce sanığın rahatsızlığının savunmadan kaçınma argümanı olarak kullanılmasından duyulan vicdani rahatsızlık üzerine” şeklinde ara karar tesis ederek tahliyesine karar vermiştir. Her ne kadar Kobane dosyasında sorgusunun yapılmış olması gerekçesiyle tahliye kararı verilmişse de hükümlü bulunduğu dosyanın infazından dolayı tahliye edilmemiştir. Tahliye edilmesi için ATK’nın cezaevinde tek başına yaşamını idame ettiremeyeceğine ilişkin rapor vermesi ve Savcılığın bu rapora dayanarak infazın ertelenmesine karar vermesi gerekmektedir.” açıklamasında bulundu.
“HUKUKTAN VE ETİKTEN UZAK BİR DÖNEM YAŞIYORUZ”
Hukuktan ve etikten de uzaklaşılan oldukça ağır bir dönem yaşandığını söyleyen Av.Serhat Eren, “Son yıllarda cezaevlerinden çıkan tabutlar, ara kararda bahsi geçen “vicdan” mefhumunun artık kalmadığının özeti gibidir. Kürt siyasetçilere, HDP’li siyasetçilere reva görülen “vicdan”ın neye tekabül ettiği, üzeri kapatılamayacak açıklıkta bir gerçekliktir. Bu vesileyle, Tuğluk’un bir cezaevi hücresinde tutulmadan, insan onuruna uygun koşullarda tedavi edilmesi gerektiğine dair geldiğimiz aşamayı tekrar kamuoyuyla paylaşmak için bir aradayız.
Sayın Tuğluk, on binlerce HDP’li siyasetçi gibi, sadece onurlu bir barış istediği için, Kürtlerin demokratik haklarını talep ettiği için, mücadelede ısrar ettiği için yaklaşık 6 yıldır cezaevinde tutulmaktadır. Aynı zamanda siyasi partiler yasasında eş başkanlık sisteminin geçirilmesinde imzası olan, geçmişte DTP’nin kurucu eş genel başkanlığını yapmış ve kadın mücadelesinde derin izler bırakmış bir siyasetçidir. Bahsettiğimiz “HDP’ye kumpas davası” dışında, siyasi hayatı boyuca yapmış olduğu açıklamalar ve Kürt sorununun barışçıl çözümüne dair önermeleri sebebiyle Aralık 2016’da tutuklandığı dosyada Ankara 17. AĞCM’nin kararıyla hakkında kesinleşmiş on yıllık hapis cezası bulunmakta ve AYM, konuyla ilgili 2.5 yıl önce yapılan bireysel başvuruyu karara bağlamamaktadır. Söz konusu hükümlü bulunduğu dosya sebebiyle, cezasının infazının ertelenmesi ve uygun tıbbi koşullarda tedavisinin sağlanması için yaptığımız tüm başvurular, ATK kararları gerekçe gösterilerek Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından reddedilmektedir. Oysaki gerek Temmuz 2021 tarihli Kocaeli Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurulunun oybirliğiyle verdiği heyet raporu, gerek TİHV ve İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’nın uzman görüşleri, ve gerekse de bizzat ATK raporlarının içeriğindeki unutma skorlarının ciddiyeti, Sayın Tuğluk’un bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini göstermektedir.” şeklinde konuştu.
