GÜNCEL
GÜNCEL Haberleri
Diyarbakırlılar insan haklarının geleceğinden umutlu değil!
Rawest Araştırma Şirketi, Diyarbakır'da insan haklarının algısını belirlemek amacıyla, bin kişi ile yüz yüze mülakat gerçekleştirdi. Türkiye'deki adalete güvensizlik yüzde 73
Rawest Araştırma Şirketi, Diyarbakır'da insan haklarının algısını belirlemek amacıyla, bin kişi ile yüz yüze mülakat gerçekleştirdi.
Diyarbakır Barosu adına, Rawest Araştırma şirketi aracılığıyla yapılan araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 47'si insan hakları konusunda Türkiye'nin geleceği için karamsar, yüzde 46'sı ise iyimser olduğunu ifade etti.
İnsan haklarının ihlali ile ilgili soruya, katılımcıların yüzde 71'i insan haklarının sürekli bir biçimde ihlal ediliyor, yüzde 14'ü bazen ihlal ediliyor, Yüzde 8'i ihlal edilmiyor. Yüzde 8'i ise fikrim yok, şeklinde yanıtladı.
AKP SECMENLERİ: İNSAN HAKLARI İHLAL EDİLMİYOR
"Türkiye'de insan hakları ihlal edilmiyor" diyen katılımcıların büyük çoğunluğunu AKP seçmeni oluştururken, "İhlal ediliyor" diyenlerin çoğu HDP seçmenidir. "Bazen ihlal ediliyor" değerlendirmesinde bulunanların çoğunluğunu da AKP seçmeni oluşturuyor.
TÜRKİYE'DEKİ ADALETE GÜVENSİZLİK YÜZDE 73
Katılımcılar Türkiye'deki adalet güven ölçeği ile ilgili soruya , yüzde 73 düşük, yüzde 19 orta, yüzde 7 yüksek ölçekte güvenilir olarak cevapladı
"Sizce Türkiye'de insanlar düşüncelerini özgürce ifade edebiliyor mu?" Sorusuna, "katılımcıların yüzde 62'si Türkiye'de ifade özgürlüğü yoktur, yüzde 26'sı insanların kısmen özgürdür, yüzde 6'sı ise tamamen özgürdür" olarak cevapladı.
Katılımcılara sorulan diğer sorular şöyle;
Katılımcılara “Sizce Türkiye’de hakları en çok ihlal edilen grup hangileridir?” sorusu yöneltildiğinde ilk 3 sırayı sırasıyla kadınlar, Kürtler ve çocuklar almaktadır.
-Kadın katılımcıların “Türkiye’de hakları en çok ihlal eden grup hangileridir?” sorusuna Kürt kimliğinden önce kadın kimliğini öne çıkardığı, erkeklerin ise Kürt kimliğini tercih ettiği gözlemlenmektedir.
-Katılımcılara göre en çok hak ihlali oluşturan aktörler sırasıyla devlet, erkekler ve yargı/mahkemelerdir.
-Katılımcılar en az sırasıyla mahkemeleri, Cumhurbaşkanını ve Meclis/TBMM’yi güvenilir bulmaktadır. En çok ise STK’ları, baroları ve Birleşmiş Milletler’i güvenilir görmektedir.
Kurumlara duyulan güvenirlik katılımcıların siyasi parti oy tercihlerine göre bariz şekilde değişiklik göstermektedir.
Katılımcılar insan hakları ile sırasıyla adaleti, özgürlüğü ve yaşamı eşleştirmiştir.
“Gerektiğinde belediye ve üniversitelere kayyum atanabilir.” önermesine katılımcıların %30’u kesinlikle katılmadığını, %24’ü katılmadığını ifade etmiştir. Diğer taraftan %6’sı kesinlikle katıldığını, %18’i katıldığını belirtmiştir.
“Ana dilde eğitim ve hizmet alamamak insan hakları ihlalidir.” önermesine katılımcıların %37’si“katıldığını”, %30,5’i “kesinlikle katıldığını” ifade etmiştir.
“Kamu personeli alımında güvenlik soruşturması hak ihlalidir” önermesine katılımcıların %23’ü kesinlikle katıldığını, %32,5’i ise katıldığını ifade etmiştir.
Her 3 katılımcıdan 2’si Covid-19 aşısı olmamayı insan hakları ihlali yapmak olarak değerlendirmiştir.
“Andımızı okumak zorunda olmak insan hakları ihlalidir.” önermesine katılımcıların %81’i katılmıştır.
Katılımcıların %70’i “Kürdistan” diyen bir kişinin bunu dediği için tutuklanmasını hak ihlali olarak görmekteyken %20’si ise “fikrim yok” demiştir.
