GÜNCEL
GÜNCEL Haberleri
DEM Parti'li Cupolo, kuraklık için meclis araştırması açılmasını istedi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, su krizine dikkat çekerek, Türkiye'nin artan kuraklık sorunununun araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırması açılması önerisinde bulundu
EMEK HABER- Türkiye, ciddi bir su kriziyle karşı karşıya. Küresel Su Monitörü'nün 2024 Yıllık Raporu, ülkenin kuraklık koşulları ve azalan su varlığını gözler önüne seriyor. Avrupa Kuraklık Gözlemevi'nin son haritası ise Türkiye’nin büyük bir bölümünü kritik kuraklık için "uyarı" ve "alarm" seviyesinde sınıflandırdı. Diyarbakır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, geçen yıla oranla %48 daha düşük yağış beklentisi ve kuraklık uyarısı, sorunun yerel bir mesele olmaktan çok daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, su krizine dikkat çekerek, bunun sadece yerel bir sorun olmadığını vurgulayarak meclis araştırma açılması önerisinde bulundu. Yanlış su yönetimi, ülkeler arası ortak su varlıkları üzerine yapılan baraj projeleri ve kontrolden çıkan madencilik faaliyetlerinin su krizini derinleştirdiğine işaret eden Cupolo, acil ve bütünsel bir müdahale yapılması gerektiğini ifade etti.
'Güneydoğu Anadolu Bölgesi kuraklık alarmı veriyor'
Global Water Monitor 2024 Yılı Raporunda; 1995-2005 ortalamasıyla kıyaslandığında her yıl kurak ay sayısında rekor artışlar yaşandığı, üstüste sıcaklık rekorları kırıldığı, bağıl hava neminin düzenli olarak düştüğü, yeraltı ve yüzey sularının (buz ve karla birlikte) düşük değerler gösterdiği ifade edilmiştir. Yine Avrupa Kuraklık Gözlemevi’nin (European Drought Observatory) şiddetli, kalıcı ve kritik kuraklık yaşayan bölgelerin gösterildiği Aralık 2024 haritasında; Türkiye’nin önemli büyüklükte bir kısmının “uyarı”, kıyı Ege ve İç Anadolu Bölgesinin yer yer, Marmara ile Güneydoğu Anadolu Bölgesinin neredeyse tamamının “alarm” düzeyinde kodlandığı görülmektedir.
'Diyarbakır'da bir önceki yıla göre yüzde 48 daha düşük yağış'
Diyarbakır İl Tarım ve Orman Müdürünün 23 Ocak 2025’te yaptığı “1 Ekim’den bu yana Diyarbakır’a toplam 125 milimetre yağış düştü. Bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48 daha düşük. Önümüzdeki Nisan ve Mayıs’ta ekilmesi planlanan pamuk ve mısır gibi su tüketimi yüksek bitkiler yerine hububat ve bakliyat gibi daha az suya ihtiyaç duyan ürünleri ekmeleri tavsiye edildi” açıklamasından dahi anlamak mümkündür.
Kırıkkale’den Edirne’sine, Adana’dan Konya’sına, Aydın’dan Hakkari’sine, Van’dan Diyarbakır’ına kadar Türkiye’nin her yerini vuran, sebepleri ve sonuçları itibariyle birbiriyle ilişkili ve yakın gelecekte katmerlenerek büyüyecek bu kuraklık krizi; en temelde bir yönetim krizidir.
'Diyarbakır'ın tüm ilcelerinde yaşatılan suyla ilişkili yönetim krizinden kaynaklanıyor'
Diyarbakır’ın Eğil ilçesi Yatır Köyünde (Şawelya) bulunan kanyondaki kaçak kum ocakları sorunu, Kulp ilçesinde hukuka aykırı olduğu için iptal edilen ancak ne hikmetse sonra izin verilen Zorê Çayı HES projesi, Karpuzlu Köyü’nde Kalker Ocağı ve Kum Eleme Tesisi için “ÇED raporu gerekli değildir” kararı veren idare sorunu, Lice ilçesinde Sarım Çayı Havzasına yapılmak istenen HES projesi, Çınar ilçesine bağlı Darê köyünde inşaat malzemesi olan pomza çıkarmak için tahrif edilen mezarlar, Dicle ilçesi Pirejman ve Heridan köylerinde insan yaşamı üzerindeki yok edici etkisi alarm veren maden arama faaliyetleri, Sur ilçesinde Dicle Nehri’nden çekilen kumların yarattığı girdaplarda ölen sayısız çocuk ve genç sorunu; Diyarbakır’ın neredeyse tüm ilçelerinde yaşanan/yaşatılan suyla ilişkili yönetim krizinin resmidir. Sıralanan örneklerinin tamamında yerleşke sakinleri isyan etmiş, yürütmeye şikayet başvurularında bulunmuş, sonuç alamayınca ya mahkemelere gitmiş ya da göç etmek zorunda kalmışlardır. Yenilenebilir enerji kaynağı ile kıt bir kaynağa bağımlı enerji ikileminde bağımlı enerjiden, su varlığını koruma ile inşaat malzemesi üretme ikileminde inşaattan, doğa ile kâr hırsı ikileminde kârdan, kırsal yaşamı teşvik etme ile göç ettirme ikileminde göçten, yaşam ile ölüm ikileminde ölümden yana karara hükmeden bu yaklaşım; kuraklıkla mücadele etmek şöyle dursun kuraklığı hem Türkiye sınırları içinde hem de sınır ötesinde büyütme gayreti içindeymiş gibi görünmektedir.
İnsanlığın ortak varlığı olan suyun ve yine insanlığın ortak sorunu olan kuraklık krizinin su-tarım-maden-enerji-güvenlik politikalarının bütünlüklü, rasyonel ve tüm insanlığın yararına olacak şekilde ele alınmasıyla çözülmesi gerektiğini belirten Cupolo, başta Diyarbakır olmak üzere tüm Türkiye’nin giderek artan ve artık alarm veren kuraklık sorununun tüm boyutlarıyla araştırılarak çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlarıyla bir Meclis Araştırması açılmasını istedi.
Haber: Ercan ÇAĞLAYAN
