Menü Emek Haber - Diyarbakır Haberleri - Son dakika Diyarbakır Haberleri
Tarih: 08.03.2023 16:31
SP'li Ergin: Amedspor'a saldırıları kabul etmiyoruz!

SP'li Ergin: Amedspor'a saldırıları kabul etmiyoruz!

Facebook Twitter Linked-in

 "DEPREM AFETTİR, FELAKETE DÖNÜŞMESİ SİYASİDİR"

Depremin üzerinden bir ay geçmesine rağmen yardımlarda gecikme ve koordinasyon eksikliğinin yaşandığını söyleyen Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin,  "33 gün geçmesine rağmen hala birçok deprem bölgesinde başta çadır ve su olmak üzere temel ihtiyaçların devam etmesi büyük bir eksikliktir. Yakınlarını kaybeden, yaralanan, maddi kayıpları olan insanımızın tüm ihtiyaçları karşılanmalıdır. Hasar tespitleri, alanında uzman kişilerce büyük bir titizlikle doğru karar verilerek yapılmalıdır. Üniversitelerde yüz yüze eğitim başlamalıdır. Yapılan fahiş kira artışları önlenmelidir. Yitip giden canlarımızın telafisi mümkün değil. Ancak geride kalanlar için ve bir daha böylesine acılar yaşamamak için omuzlarımızdaki sorumlulukların farkında olmalıyız! Bu çerçevede; zincirin tüm halkalarından hesabını sormak, önümüzdeki dönemde işimizi düzgün yapmak ve "yaşanabilir şehirler" inşa etmek boynumuzun borcudur. 85 milyonun "insanca yaşam" standartlarına kavuştuğu bir Türkiye'yi inşa etmek boynumuzun borcudur. Ahdimiz var! Biz, aç ve açıkta tek bir insanımızı dahi bırakmayacağız." şeklinde konuştu. 

"AMEDSPOR'A SALDIRILARI KABUL ETMİYORUZ"

  Bursa'da Amedspor'a karşı gerçekleştirilen ırkçı saldırı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ırkçı saldırıyı sahiplenmesi konusunda da açıklamalarda bulunan Ergin, "Devlet Bahçeli'nin "Bize göre Amed diye bir yer yoktur. Amedspor diye bir takımdan da bahsedilemeyecektir. Bursaspor taraftarını buradan selamlıyorum. Milli duruşlarından dolayı onları tebrik ediyorum." diyerek yaptığı açıklama, Bursa'da Amedspor Futbolcularına yapılan ırkçı saldırıların hukuk nezdinde cezasız kalmasına dönüktür. Biz bu tür anlayışı, milli birlik ve beraberlik önünde en büyük engel olarak görüyoruz. Bir şehri, coğrafyayı yok saydıkları, diline, kültürüne, giyimine varıncaya kadar müdahale ettikleri bir milleti peşinen bir daha futbol maçı üzerinden mahkûm eden bu anlayış; karanlık geçmişi selamlıyor, küllenmiş ateşi tekrar harlandırıyor, kabuk bağlamış yaraları tazeleterek, oy devşirme, sandıktan çıkma hayalini kuruyor kendisince. Bizim şehir olarak Bursa insanıyla problemimiz yok. Saadet Partisi; hakkın, adaletin ve özgürlüğün savunucusudur. Bir futbol takımının ismine bile tahammül edemeyenlerin Türk-Kürt kardeşliği seçimden seçime kadardır. Seçim öncesi beklenen bu tarz provokasyonlara yetkililerin önceden tedbir almamış olması da düşündürücüdür. Bu nefret söylemi ve maç esnasındaki saldırganlara yönelik Cumhuriyet Savcılarını, hukukçuları göreve çağırıyoruz. Böylesi saldırıların bir daha yaşanmaması için gerekli tüm tedbirler yetkililerce alınmalıdır."ifadelerini kullandı.

"KEMAL KILIÇDAROĞLU SİSTEMDE DEĞİŞİM TALEBİNİN ADAYIDIR"

Millet ittifakının Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına da değinen Ergin, şunları söyledi: "Mevcut iktidar yirmi yılı aşkın bir süredir iş başında. Vergilendirmede, ücretlendirmede ve gelir dağılımındaki adaletsizlik, hak ve özgürlüklere dair kısıtlar, kurumsallığın yerini her geçen gün artan dozda alan keyfilik, farklı kimlikleri ve kültürleri yok sayan tek tipçi anlayış, inanç istismarına, hamasete ve şatafata dayalı yönetim farklı kesimlerden milyonlarca insanın canını yakıyor.  Servet belirli ellerde toplanırken, yerel yönetimlerin yetkilerinin budanması, rant uğruna doğaya ve kentlere karşı işlenen suçlar yaşamı çekilmez hale getiriyor. Süreç akıl ve vicdan sahibi herkesi bir çıkış yolu arayışına itti. KHK'larla milyonu aşan insanın mağdur edilmesi, kazanma hırsının sellerin, yangınların ve depremlerin felaketlere dönüşmesine yol açması, sembol ve simgelerin insandan ve yaşamdan daha değerli addedilmesi, linç, işkence, kayıp ve kaçırma olaylarının hiç olmadığı kadar alenileşmesi toplumun değişim talebini çok daha yükseltti. Altılı Masa (Millet İttifakı) yukarıdan aşağıya oluşturulmuş bir yapay birliktelik değil, tüm bu taleplerin, halkın, sivil toplumun, akademisyenlerin, aydınların, vicdan sahibi herkesin çabasıyla ilmek ilmek örgütlenmiş bir organizasyondur.  Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da bir partinin ya da bir ittifakın değil, yaşamda hak ve özgürlük, yönetimde ahlak ve adalet, sistemde değişim talebinin adayıdır. Türkiye, farkı kesimlerin özgürleşerek birlikte yaşayabileceği, tüm türlerin ve ekosistemin hakkının korunduğu, kimsenin yoksulluğa ve cehalete terk edilmediği, kimsenin onurunun incitilmediği, savaşın değil barışın, ölümün değil yaşamın kutsandığı, hukukun üstünlüğüne dayanan bir cumhuriyet olmayı başaracaktır. Hepimize düşen farklı kimliklerin haklarını koruyup gözeten bir ahlakı kuşanmaktır."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —