Kayıp yakınları, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile hak savunucularının kaıldığı eylemde, İstanbul'da 19 Ekim 1995 tarihinde gözaltında zorla kaybedilen Hüseyin Aydemir'in akıbeti soruldu.
Eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Ömer Saman şunları söyledi:
"Hepimizin malumu Ortadoğu'da çok büyük bir savaşın, yıkımın ve acının girdabından geçiyoruz. İnsan Hakları Derneği olarak, bu savaşın son bulması için her türlü mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz. Dün tüm şubelerimiz aynı saate BM Sekreteri ve İnsan Hakları Yüksek Komiserliğine mektup gönderdik. Mektubumuzda savaşların son bulması, özellikle Gazze'de yaşanan büyük yıkımların son bulması ve insanlık suçlarının önüne geçilmesi için acil müdahale çağrısında bulunduk. Burada bir kez daha yenilemek istiyoruz. Savaşlar yıkımdır lütfen bu yıkımın önüne geçin. Bugün bir haber sitesinde, Mikail Kırbayır ile ilgi bir röportaj vardı. Orda şöyle bir bölüm geçiyordu. 'Cemil için ikinci bir mezar açtık onun yanında. Anam gözleri açık gittiği için kolları da açık gitti. Yanındaki mezar da hala açık. Hangi açığı kapatacağız biz. Bu açık mezar ne zaman kapanacak. Bu bizim için zulümdür. Babam dayanamadığı için beyin kanamasından gitti. Abim, 98'de aynı şekilde öldü. Sen sadece Cemil'i öldürmedin. Hepimizi öldürdün, yaşayan ölü yaptın.' Cemil Kırbayır'ın ailesi ve Cumartesi İnsanları yıllardır Galatasaray Meydanı'nda bir mezar taşı olsun, çocuklarının failleri yargılansın diye alanlarda. Ne yazık ki geçen hafta da bu aileler şiddete maruz kaldılar. Derhal bu şiddete son verilmesini ve bu eylemin yasaklanmasının kaldırılması talep ediyoruz. Bizde Cumartesi İnsanlarının eylemini destekliyoruz."