Menü Emek Haber - Diyarbakır Haberleri - Son dakika Diyarbakır Haberleri
Tarih: 28.12.2021 13:57
Diyarbakır Deva: Bu ülkenin savaş uçakları eli ile 34 insan katledildi

Diyarbakır Deva: Bu ülkenin savaş uçakları eli ile 34 insan katledildi

Facebook Twitter Linked-in

Savaş uçaklarının bomba atarak 34 kişiyi öldürdüğü Roboski Katliamı'nın 10. yılına ilişkin basın açıklaması düzenledi.Ölenlerin isimlerinin yazıldığı pankartlarla Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde bulunan Roboski Parkında yapılan basın açıklaması metnini Diyarbakır Deva Partisi adına İl başkanı Cihan Ülsen okudu.Ülsen " Bu ülkenin savaş uçakları eli ile 34 insan katledildi. Ölenlerin çoğu, olay yerinde, kan kaybından ve donarak öldü" dedi.İl Başkanı Cihan Ülsen açıklamasına şöyle devam etti ;

Katliamın hesabını soracağız.

28 Aralık 2011 tarihinde Şırnak ili Qileban ( Uludere ) ilçesine bağlı Roboski ve Bejuh köylülerinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı savaş uçakları tarafından Irak sınırından Türkiye'ye geçmekte olan sivillerin üzerine bombalar yağdırıldı. Yaşanan bu katliamda 17'si çocuk olmak üzere toplam 34 sivil insan yaşamını yitirdi.Roboski katliamının üzerinden 10 yıl geçti. 10 yıl önce gerçekleştirilen Roboskî Katliamında yaşamını yitiren 34 masum sivil insanımızı anmak, katliamın faillerinden hesap sormak ve her daim Roboskîli Ailelerin yanında olduğumuzu belirtmek için Diyarbakır Deva olarak bugün Roboski parkında bulunuyoruz.

Sesleri kısıktı, "onlar teröristti aslındadiye haberler servis edildi.

İnsan ve hafıza, nisyan ile maluldür. Unutmak ve unutturmak üzerine bina edilen ve bize dayatılan bu gerçekliğin üstesinden, geçmişte yaşananları tekrar ve tekrar hatırlayarak ve hafızamızı diri tutarak geleceğiz.Geriye gidip baştan başlayalım o zaman. 2011 yılının 28 Aralık’ında bu ülkenin hava kuvvetleri, yine bu ülkenin savaş uçakları eli ile 34 insanı katletti. Ölenlerin çoğu, olay yerinde, kan kaybından ve donarak öldü. Ambulansların olay yerine gidişleri engellendi. Ölenler ve yaralananlar hastanelere battaniyelere sarılı ve katır sırtında taşındı. Katliama ilişkin haberler, merkez medyada 12 saat sonra kendine yer edinebildi. Sesleri kısıktı, "onlar teröristti aslında” diye haberler servis edildi. Yapılan serviste her şey "bir olaydan ibaret” olarak dile getirildi. Öyle denilmesi istendi, öyle denildi. 

Ölenlerin aileleri tarafından yapılan adalet çağrılarına yüz yirmi üç bin türk lirası ile karşılık verdiler.

Katliamı aydınlatması beklenen savcı, olay yeri incelemesini bindiği helikopterden hiç inmeyerek gerçekleştirdi. Olay yerine ilişkin tutanaklara "hiçbir şey görmedikleri” kaydedildi. Yetmedi, katliamda yakınlarını kaybedenler ile katliamı protesto edenler hakkında davalar açıldı. Yüksek makamlardan tehdit edildiler. "Haddinizi bilin" diyerek, hadlerini aşmada zerre beis görmediler. Katliamın hemen ardından bağımsız sivil toplum örgütlerinin hazırladıkları raporları görmek istemediler. Raporlarda sorulan sorulara sessizlikleri ile cevap verdiler. Ülkenin başbakanı hava muhalefetini mazeret gösterip, olay yerine gitmeyerek, ailelere başsağlığını çok görürken, katliamı gerçekleştiren silahlı kuvvetlerin başkanına olay karşısında gösterdikleri "hassasiyet” için- teşekkür ettiler. “Merak etmeyin olayı soruşturacağız, sorumluları yargı karşısına çıkaracağız, bu olay Ankara'nın dehlizlerinde kaybolmayacak, müsterih olun” dediler. Tez elden soruşturma dosyası hakkında gizlilik kararı verdiler. Uzunca bir süre soruşturma dosyasını gizliden yürüttüler. Sonrasında 34 insanın katledilmesine karşılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiler. Ölenlerin aileleri tarafından yapılan adalet çağrılarına yüz yirmi üç bin türk lirası ile karşılık verdiler.

Yargı mekanizmalarının hukuka, adalete ve 34 cana sırtlarını döndüler.

Katliamın üzerinden 10 yıl geçti. Gerçeğin üstünü kalın sis ve sir perdeleri ile örttüler. Roboskîli aileler adalet tecelli etsin, failler yargılansın, adil bir soruşturma yapılsın diye 18 Temmuz 2014'te Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvuru yaptılar. Anayasa mahkemesi kendilerine gelen başvuruyu usuli eksiklikten dolayı reddetti. İç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra katliamda yaşamının yitirenlerin yakınları, davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıdı. Mahkeme de benzer gerekçelerle başvuruyu reddetti. Ulusal ve uluslararası yargı mekanizmalarının hukuka ve adalete ve 34 cana sırtlarını döndüler.

Bütün bir memleket olarakGeçmişle yüzleşmekgibi koca bir derdimiz var.

Yaşanan bu süreç bile Roboski Katliamının salt bir adli bir hukuki süreç olmadığını, tüm bu yaşananların Türkiye Tarihinin kısa bir özeti olduğunu açıkça göstermektedir. Faili meçhullerden cezasızlık politikalarına, insan hakları ihlallerinden hakikatlerin üzerinin örtülmesine kadar her şeyi bu katliam özelinde bulabilirsiniz. Bütün bir memleket olarak “Geçmişle yüzleşmek” gibi koca bir derdimiz var. Hangi mevzuya kulak kabartsanız önünüze çıkması kuvvetle muhtemel bir dert bu. Sorunların halli için olmazsa olmaz sihirli bir anahtar gibi efsuna bulanmış bu temenni cümlesi ile ülkenin tarihi şimdisi/geleceği geçiştirilmeye çalışılıyor. Söze, durmadan sirayet eden bu garabet cümle, elinizi taşın altına koyar koymaz birdenbire yok oluveriyor. Zira uzun zamandır bu coğrafyada geçmişle yüzleşmek dediğiniz, salt bir teşhir malzemesi olarak görülüp, buna göre amellere konu ediniliyor. Nihayetinde geçmişle yüzleşmek, bir arzu nesnesi haline getirildi itina ile.

Helalleşmeye Roboski katliamını aydınlatarak ve faillerini ortaya çıkararak başlayın!

 Özellikle helalleşme meselesinin konuşulduğu bu zamanda biz de buradan tüm Türkiye Kamuoyuna sesleniyoruz: Sözde değil özde bir helalleşme yaşanacaksa, helalleşmeye Roboski katliamını aydınlatarak ve faillerini ortaya çıkararak başlayın!
Hatırlamanın olduğu yerde zamanaşımın bir hükmü yoktur. Bir şey hatıraya dönüştüğünde gerçek hacmini kaybeder. O nedenle bazı acıların hatıraya dönüşmesine izin verilmemelidir. Zamanaşımı, yaraların kabuk bağlamasına tekabül etmez ama kanayan bir şeye müdahale etmemeye tekabül edebilir. O gün Roboski'de yaşanan katliamda, ölenlerden geriye kalanlar bize birer hatıra değil, hafızadır. Zamanal aşımı mefhumu, hatırlamanın hatıraya dönüştüğü o ince çizgide yer edinir kendine ve aslında hak ve adaleti borçlunun insafına bırakır. Zamanaşımı borcu bitirmez elbette ancak borcun talep edilebilirliğini elinizden alır. Bundan dolayı hatırlama ve hatıra bahsinde zaman aşımı hep hatıra tarafında kendine yer edinir.

Roboski katliamı mutlak suretle tüm yönleriyle aydınlatılmalıdır.

Bizler de Diyarbakır Deva olarak bugün, hafızanın ve hatırlamanın yani Roboski'de katledilen canların tarafındayız. Toplumsal acıları dindirmenin ve toplumsal yaraları sarmanın en iyi yöntemi adaleti sağlamaktır. ROBOSKİ katliamının, başta ölenlerin ailesi olmak üzere tüm toplumda oluşan ve devam eden acılarının dindirilmesi için Diyarbakır Deva olarak, Yetkili Makamları derhal adaleti sağlamaya yönelik hukuki işlemleri yeniden başlatmaya ve etkin bir soruşturma yürütmeye davet ediyoruz. Roboski katliamı mutlak suretle tüm yönleriyle aydınlatılmalıdır.
Roboski katliamında yaşamını yitirenleri saygıyla anarken, Ailelerine sabırlar dileğimizi yineliyoruz...




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —