EMEK HABER - Büyük usta Yılmaz Güney yalnızca estetik bir sanat anlayışından değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal ve politik duruştan beslenir. "Halk için sinema" anlayışı en belirgin özelliğidir. Yılmaz Güney'e göre sinema, sadece eğlendiren ya da görsel haz sunan bir araç değil, toplumdaki adaletsizlikleri görünür kılan, ezilenlerin sesini duyuran ve isyanını duyuran ve izleyicisini düşünmeye zorlayan bir mücadele alanıdır.
Büyük usta filmlerinde merkeze aldığı temel unsur. Anadolu insanının yaşamıdır. Yoksulluk, sınıf çatışması, devlet baskısı, feodal yapı ve göç gibi konular onun sinemasının omurgasını oluşturur. Sürü ve Yol filmlerinde, bireysel hikayeler üzerinden aslında daha geniş bir toplumsal yapıyı eleştirir. Bu nedenle büyük ustanın sineması bireysel dramlarla sınırlı kalmıyor, her karakter, bir sınıfın, bir toplumsal kesimin temsilcisi haline geliyor. Büyük usta karekterlerini romantize etmek yerine onların sert ve doğal gerçekçiliklerini olduğu gibi yansıtıyor.
Estetik açıdan bakıldığında, büyük ustanın sineması yalın ama çarpıcı bir anlatıma sahiptir. Abartılı sinematografik (hikayeyi görselleştirme)oyunlardan çok, gerçekçi mekanlar, doğal ışık ve sade diyalogları tercih ediyordu. Bu da onun filmlerine belgeselvari gerçeklik hissi kazandırıyordu. Ona göre sinemanın gücü, teknik gösterişten değil, anlattığı gerçeğin samimiyetinden geliyordu. Bu yaklaşım, büyük ustanın sinemasını toplumsal gerçekçi bir çizgiye yerleştiriyordu. Büyük usta aynı zamanda sinemayı bir direniş aracı olarak görmüş. Politik kimliği ile sanatını hiçbir zaman birbirinden ayırmamıştır. Hapishanede olduğu dönemlerde bile yazdığı senaryolarla sinemaya ne kadar yaşamsal bir anlam yüklediğini göstermiştir. Büyük usta için kamera, bir tür tanıklık aracıdır, haksızlıkları belgeleyen, suskun bırakılanları konuşturan bir araçtır.
Sonuç olarak büyük ustanın sinemaya bakışı, gerçekçilik, toplumsal sorumluluk ve politik bilinç üzerine kurulmuştur. Büyük usta sinemayı sadece bir sanat dalı olarak değil, toplumu dönüştürme potansiyeline sahip güçlü bir ifade biçimi olarak görmüş ve bu doğrultuda sanatını en güzel şekilde icra etmiştir. Ve bu yüzdendir ki büyük ustanın sineması, yalnızca estetik bir miras değil, aynı zamanda ideolojik ve kültürel bir duruş olarak dünya sinemasına ismini altın harflerle yazdırmıştır...
Sinemanın Duayeni büyük usta Yılmaz Güney'i saygıyla anıyorum...
Mehmet EKİNCİ